ziehen
çekmek, asılmak, yolmak, içmek, nefes...
{
pull
}
çekmek, asılmak, sürüklemek, uğraşmak,...
{
tug
}
çekmek, sürüklemek, sürümek, sürünmek;...
{
drag
}
çekmek, taşımak, ağ ile balık tutmak,...
{
haul
}
sürüklemek, çekmek, sürüklenmek
{
lug
}
germek, esnetmek, uzatmak, sermek,...
{
stretch
}
çekmek, çekici ile çekmek, yedekte...
{
tow
}
resmetmek, çizmek, yazmak, karalamak;...
{
draw
}
çekip çıkarmak, dışarı çekmek, uzatmak,...
{
pull out
}
koymak, yerleştirmek, sermek, kurmak,...
{
lay
}
dikmek, kurmak, inşa etmek, dikleşmek,...
{
erect
}
kabartmak, kaldırmak, artırmak,...
{
raise
}
inşa etmek, inşaatçılık yapmak, kurmak,...
{
build
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
içten içe kaynamak, yavaş yavaş...
{
simmer
}
ziehen
(tr.) l. cekmek 2. (Linie) cizmek 3. (Folgerung) netice cikarmak 4. (Schluß) istidläl (od. istihrac) etm. 5. (Wechsel) H keside etm. 6. (schleppen) sürüklemek 7. (züchten) yetistirmek 8. (bei Scha., Dame usw.) tas sürmek (od. oynamak) 9. (Gewehrlauf) yiv acmak 10. (Hut) cikarmak 11. (Mauer) örmek 12. (Graben) kazmak, acmak 13. (Zahn) cekmek. cikarmak 14. (Schiff) (yedek) cekmek 15. (auf Draht, Fäden usw.) tele (iplige) dizmek 16. (auf Flaschen) siseye gecirmek 17. (e-n Vergleich; die Bilanz) bir mukayese (bilancoyu) yapmak 18. (an den Haaren) b-ni saclanndan cekmek 19. (an sich) k-ne cekmek 20. (Aufmerksamkeit) b-nin nazan dikkatini celp etmek; b-nin dikkatini cekmek 21. (die Wurzel aus e-r Zahl) math. bir adedin cezrini almak 22. (j-n ins Vertrauen) b-ni mahremiyetine a.inak 23. (nach sich) icap ettirmek; gerekirmek; mucip olm.; yol vermek 24. (ein Gesicht) yüzünü eksitmek; surat asmak 25. (den Degen) kilicini siyirmak 26. (in Zweifel) bsden süphelen-mek; (intr.) l. (an et.) bsi cekmek 2. (sich bewegen) gitmek 3. (marschieren) yürümek 4. (Wohnung wechseln) göc etm., tasinmak, naklimekän etm. 5. (Dienstbote) hizmetten ayrilmak; kapi degistirmek 6. (Vögel) gö(; etm., gitmek 7. (Ofen, Pfeife) cekmek 8. (an der Zigarette) nefes cekmek 9. (Tee) demlenmek 10. (Theaterstück) cok ragbet görmek 11. (Ware) reva^ bulmak 12. (in et. eindringen) bse nüfuz etm. 13. (wirken) tesirli olm.; Es zieht. Hava cereyani (od. kurander) var.
ziehen(II)
sich ~ l. gerilmek, yayilmak, cekilmek, uzatilmak 2. (Holz) egrilmrk, carpilmak 3. (sich erstrecken) uza(n)mak 4. (in die Län,c;e) sürüncemede kalmak 5. (aus e-r Affäre) bsden siyrilmak; Um den Weinberg zog er eine Mauer. Bagi duvaila cevirdi. In diesem Sommer ~ wir an den Bosporus. Bu yil, Boga-zicine cikacagiz. j-m den Geldbeutel aus der Tasche ~ Gebinden para kesesini carpmak; Diese Entschuldigung zieht nicht. F Bu mazeret makbul degildir.
ziehen
" çekmek; çizmek; çıkarmak; (satranç vb.de) taş oynamak; (bitki/hayvan) yetiştirmek; (duvar) örmek; (çukur) kazmak; taşınmak; göç etmek; (çay) demlenmek; etkili olmak"
ziehen
zog zöge hat / ist gezogen A çekmek, taşımak
ziehen
çekmek-çıkarmak-çizmek