ziehen
çekmek, asılmak, yolmak, içmek, nefes...
{
pull
}
çekmek, asılmak, sürüklemek, uğraşmak,...
{
tug
}
çekmek, sürüklemek, sürümek, sürünmek;...
{
drag
}
çekmek, taşımak, ağ ile balık tutmak,...
{
haul
}
sürüklemek, çekmek, sürüklenmek
{
lug
}
germek, esnetmek, uzatmak, sermek,...
{
stretch
}
çekmek, çekici ile çekmek, yedekte...
{
tow
}
resmetmek, çizmek, yazmak, karalamak;...
{
draw
}
çekip çıkarmak, dışarı çekmek, uzatmak,...
{
pull out
}
koymak, yerleştirmek, sermek, kurmak,...
{
lay
}
dikmek, kurmak, inşa etmek, dikleşmek,...
{
erect
}
kabartmak, kaldırmak, artırmak,...
{
raise
}
inşa etmek, inşaatçılık yapmak, kurmak,...
{
build
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
içten içe kaynamak, yavaş yavaş...
{
simmer
}
zöge
ziehen zog hat / ist gezogen A çekmek, taşımak