zahlen
ödemek, karşılığını vermek, para vermek,...
{
pay
}
konmak, tünemek, çökelmek, yerleşmek,...
{
settle
}
zählen
saymak; hesaba katmak, varsaymak;...
{
count
}
saymak, numaralamak, hesaplamak, katmak,...
{
number
}
Zahl (die)
rakam, sayı, numara, miktar, adet, müzik...
{
number
}
şekil, vücut yapısı, endam, şahıs,...
{
figure
}
zahlen
l. ödemek, tediye etm., para vermek 2. (z.B. gemeinschaftliche Zeche) masrafı yapmak; Herr Ober, bitte ~! Garson, hesap lütfen! in Mark ~ mark olarak ödemek
zählen
l. (sayı) saymak, tadat etm. 2. (sich betaiifen) bşe balig olm.; bş tutmak 3. (tr./ intr.) (zu) arasında say(ıl)mak; . . . sirasina koy(ul)mak; arasina sirala(n)mak; -den, -dan olm. 4. (auf) fig. b-ne, bşe güvenmek 5. (gelten) değmek; die Tage ~ (vor Ungeduld) gün saymak; Zähle ich gar nicht mehr? Hiç hatırım yok mu? (grob:) Eşek başı mıyım? Sein Leben zählte nur noch nach Stunden. Ancak sayılı birkac saatlik ömru kalmistir. Istanbul zählt zu den schönsten Städten der Welt. Istanbul, dünyanin en güzel sehirlerindendir. gezählt sein (j-s Tage) sayılı olm.
zahlen
ödemek, para vermek
zählen
saymak
zählen
saymak(TEK NESNE İSTEYEN FİİL)
zählen (zu)
arasında sayılmak
zählen
saymak