working
s.
çalışan, işleyen, temel, yeterli, çalışma, iş
i.
çalışma, işleme, iş, işletme, üretme, halletme, çaba, mayalanma, kazı (maden)
work
f.
çalışmak, çabalamak, iş yapmak, işlemek, işletmek; işe yaramak; başarılı olmak; etkili olmak; meşgul olmak; seğirmek; oynamak; mayalanmak; oynatmak; koparmak (para); sızdırmak (para)
working
i. 1. işleme tarzı. 2. çoğ. kazılar, hafriyat, kazılmış yerler.
working
n.çalışma:v.çalış:prep.çalışarak
working
çalisma; çalisan; isle ilgili, çalismayla ilgili, is ...; (zaman) iste geçen; iste kullanilan