wish
f.
istemek, dilemek, umut etmek
i.
dilek, istek, arzu, isteme, umut
wish
"f. 1. Dilek belirtir: I wish you´d shut up. Sen bir sussan. I wish they´d come today. Bugün bir gelseler. I wish they were coming today. Gönül ister ki bugün gelsinler. I wish I were president. Keşke başkan olsaydım. She wishes she were queen. Kendisi kraliçe olmak isterdi. 2. (birine) (iyi bir şey) dilemek, temenni etmek: We wish you a happy birthday. Size mutlu bir doğum günü diliyoruz. They wished him good health. Ona sağlık dilediler. 3. istemek, arzu etmek: Do you wish to be left alone? Yalnız kalmak ister misiniz?/Ben çıkayım mı? Do you still wish them to go? Hâlâ gitmelerini istiyor musunuz? I´ll do it now, if you wish. Arzu ederseniz onu şimdi yaparım. At that moment she wished them anywhere but there with her. O an onların oradan başka herhangi bir yerde olmalarını istedi. Do as you wish. İstediğin gibi yap. Take whatever you wish. Canın neyi isterse onu al. i. istek, arzu; dilek; temenni. "
wish
v.dile:n.dilek
wish
(su anda olanaksiz bir sey) istemek, dilemek; dilemek; istemek, arzu etmek; (on ile) -in basina gelmesini istemek; dilek, istek, arzu