when

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


BabylonEnglish-TurkishDownload this dictionary
when
bğ. ne zaman, iken, gerektiğinde, dığı sırada, dığında
 
zf. dığı zaman, ne zaman, iken
 
i. ne zaman, ne zamandan kalma
 
ünl. ne zaman


Türkçe VikipediDownload this dictionary
When
When. Red Hurley tarafından seslendirilen ve 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden şarkı.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

saja english turkish dictionaryDownload this dictionary
when
"z. ne zaman: When will they return? Ne zaman dönecekler? bağ. 1. -diğinde; -diği zaman; -ince; -diği (gün, saat v.b.): You have to get up when the bugle blows. Boru çaldığında kalkman lazım. Start when you please. İstediğin zaman başla. When Faruk arrived she was still dressing. Faruk vardığında hâlâ giyiniyordu. You shouldn´t be thinking of such things when you´re about to kick the bucket. İnsan nalları dikeceği zaman böyle şeyleri düşünmemeli. There were times when he felt like killing her. Onu öldüresi geldiği zamanlar olurdu. We´ll hit the road when the sun goes down. Güneş batınca yola çıkarız. I wonder when she´ll come. Ne zaman gelecek acaba? May´s when the roses are at their best. Mayıs ayı tam gül zamanıdır. 2. -diği zaman, iken, -ken: When prince regent he ruled the country well. Naip prensken ülkeyi iyi yönetti. We saw them when we were in Venice. Venedik´teyken onları gördük. 3. -diğine göre: How can he buy a yacht when all he makes is four hundred million liras a month? Ayda sadece dört yüz milyon lira kazandığına göre nasıl yat alabilir? 4. (-mesi gerektiği) halde, iken, -ken: When he should have gotten at least five hundred million, he only got two hundred million. En az beş yüz milyon lira alması gerekirken sadece iki yüz milyon aldı. 5. (-mesi mümkün olduğu) halde, iken, -ken: She paid, when she could have gone in free. İçeri bedava girebileceği halde para ödedi. zam. ne zaman: Don´t ask me when! Bana zamanını sorma! I don´t know when. Ne zaman olacağını bilmiyorum. "

Erzin English Turkish DictionaryDownload this dictionary
when
ıf.-de:wh.ne zaman|-:q.ne zaman

Mustafa YILDIZ's English to Turkish DictionaryDownload this dictionary
when
ne zaman; -digi zaman; -digi zaman; -e ragmen, -digi halde; iken, -digi sürece; iken, -ken; ne zaman

Define when

Translate when





when in Chinese | | when in English | when in French | when in Italian | when in Spanish | when in Dutch | when in Portuguese | when in German | when in Russian | when in Japanese | when in Greek | when in Korean | when in Hebrew | when in Arabic | when in Croatian | when in Serbian | when in Swedish