way


Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!

BabylonEnglish-TurkishDownload this dictionary
way
i. yol, yön, taraf, gidişat, mesafe, tarz, usul, yöntem, yapılış şekli, gelenek, davranış, davranış tarzı, bakım, durum, iş alanı, civar


saja english turkish dictionaryDownload this dictionary
way
i. 1. yol: on the way to Bolu Bolu yolu üzerinde. 2. yön, yan, taraf: Let´s go that way. O tarafa gidelim. 3. tarz, biçim, şekil: in a polite way terbiyeli bir biçimde. 4. mesafe, uzaklık: That place is a long way from here. Orası buradan çok uzakta. 5. çare, yol, usul: find a way to do something bir şeye çare bulmak. look for a way to do something bir şeyin çaresine bakmak. do something the right way bir şeyi usulüne göre yapmak. 6. yön, bakım: He resembles his father in two ways. İki bakımdan babasına benziyor. 7. durum, hal: Hakan is in a bad way. Hakan çok hasta. 8. âdet: the ways of the Turks Türklerin âdetleri.


Erzin English Turkish DictionaryDownload this dictionary
way
yol

Mustafa YILDIZ's English to Turkish DictionaryDownload this dictionary
way
yol; yön, taraf; mesafe; sekil, biçim, tarz; yöntem, yol; yön, bakim; imkân, olasilik, yol; hal, durum; uzakta, uzak mesafede

Construction&Industrial Machinery Technical DictionaryDownload this dictionary
way
yol


Define way

Translate way




way in Chinese | | way in English | way in French | way in Italian | way in Spanish | way in Dutch | way in Portuguese | way in German | way in Russian | way in Japanese | way in Greek | way in Korean | way in Hebrew | way in Arabic | way in Croatian | way in Serbian | way in Swedish