wash
f.
erezyona uğratmak, yıkamak, yıkayıp temizlemek, aşındırmak, suyla temizlemek, taşımak (sular), badanalamak, boyamak, yıkanmak, elini yüzünü yıkamak, inandırmak, yıkanır olmak
i.
yıkama, yıkanma, losyon, bulaşık suyu, sulu yemek (kötü), mutfak artığı, antiseptik sıvı, çalkantı sesi, dalga sesi, dümen suyu, erezyon, uçak izi, kıyıya vuran süprüntü, ince boya tabakası
s.
yıkanabilir
wash
"f. 1. yıkamak; yıkanmak. 2. temizlemek. 3. ıslatmak. 4. (dalga) yalamak. 5. ince maden/boya tabakasıyla kaplamak; yaldızlamak. 6. (kumaş) yıkanmaya dayanmak. i. 1. yıkama; yıkanma. 2. (yıkanmış/kirli) çamaşır. 3. dalga sesi. 4. dalgaların kıyıya attığı süprüntü. 5. losyon. 6. ince maden/boya tabakası. "
wash
v.yıka:n.yıkama
wash
yikamak; ellerini, yüzünü, vb. yikamak, temizlenmek; yipranmadan yikanabilir olmak; yalamak; tasimak, sürüklemek; inanilmak, yutulmak, yenmek; yikama; yikanma; (yikanacak) çamasirlar; çamasirhane, çamasir yikama yeri; dalga/su sesi, çirpinti
wash
Losyon.