Waschen (das)
lavman, yıkama, bulaşık yıkama, yıkanma,...
{
washing
}
temizlik, ayıklama, temizleme, kuru...
{
cleaning
}
waschen
erezyona uğratmak, yıkamak, yıkayıp...
{
wash
}
temizlemek, parlatmak, boşaltmak;...
{
clean
}
durulamak, çalkalamak, hafifçe boyamak...
{
rinse
}
çamaşır yıkamak, yıkamak, aklamak,...
{
launder
}
yıkamak, banyo yaptırmak, yıkanmak,...
{
bathe
}
Wäsche (die)
lavman, yıkama, bulaşık yıkama, yıkanma,...
{
washing
}
keten, bez, çamaşır
{
linen
}
çarşaf, yaprak, gazete, tabaka, katman,...
{
sheet
}
waschen
l. yikamak 2. techn. lavaj yapmak; sich ^ yikan-mak; hamam yapmak; sich rein ^ fig. temize cikmak; ein Skandal, der sich gewaschen hat F bir rezalet ki deme gitsin; ~ und bleichen kastarlamak; Ich habe ihm gehörig den Kopf gewaschen. F Ona öyle bir giydirdim ki; mit allen Wassern gewaschen F bildi^ini yedi mahalle bilmez; cok bilmis; V: bitirmis
waschen
yıkamak
waschen
wäscht wusch wüsche hat gewaschen DA yıkamak