verloren
düşünceye dalmış, kaybolmuş, kayıp,...
{
lost
}
gitmiş, yok olmuş, kayıp, bozulmuş,...
{
gone
}
ümitsiz, umut vermeyen, umutsuz
{
hopeless
}
ümitsiz, perişan, kimsesiz, terkedilmiş,...
{
forlorn
}
bozuk, mahvolmuş
{
kaput
}
mahvolmuş, berbat olmuş, batmış,...
{
ruined
}
verloren
düşünceye dalmış, kaybolmuş, kayıp,...
{
lost
}
verliezen
kaybetmek, kaçırmak, kaybolmak, heba...
{
lose
}
azaltmak, eksiltmek; alçalmak; küçülmek,...
{
derogate
}
dökmek, akıtmak, yaymak, ışık tutmak,...
{
shed
}
düşmek; düşürmek; alçalmak; kesilmek,...
{
drop
}
kaybetmek, ceza olarak kaybetmek
{
forfeit
}
ümitsizliğe kapılmak, umudunu yitirmek,...
{
quail
}
verloren
(Adj.) l. kayip, zayi, yitik 2. (vergeblich) bös, lüzumsuz, bosuna, nafile 3. (in Gedanken) dalgin 4. (Geld) batak 5. (wirkungslos) tesirsiz, etkisiz; der -e Sohn (Bibel) müsrif cocuk; der -e Haufe fig. serdeni?ec-tiler, fedailer; -eMühe bosuna zähmet-geben l. bse kayb-olmus nazariyle bakmak; fatiha demek 2. (Spiel, Sport) k-ni maglup saymak -gehen kaybolmak; ortadan kalk-mak; zail (od. zayi) olm.; icine oynamak; elden cikmak; yitmek -gegangen kayip. zayi, yitik
verloren
" kayıp, yitik; gereksiz, lüzumsuz"
verloren
verlieren verlor verlöre A kaybetmek