ventar
esmek, körüklemek, üflemek, uçurmak,...
{
blow
}
nefes vermek; oh çekmek; çıkarmak,...
{
exhale
}
venirse
mayalandırmak, ekşimek,...
{
ferment
}
çalışmak, çabalamak, iş yapmak, işlemek,...
{
work
}
çökmek, düşmek, yıkılmak, portatif...
{
collapse
}
başaramamak, başarısız olmak, fiyasko...
{
fail
}
vente (f)
satış, satım, indirimli satış, ucuzluk,...
{
sale
}
satıcılık, satış, satış yöntemi
{
selling
}
yok etme, ortadan kaldırma; düzen;...
{
disposal
}
venté
serin, soğuk; soğukkanlı; klas, harika;...
{
cool
}
venter
esmek, körüklemek, üflemek, uçurmak,...
{
blow
}
vente
satýþ
vente
"[la] satış; sürüm "
venté
rüzgârlı