upset
s.
bozuk, sinirli, bozulmuş, bulanmış, altüst olmuş, devrilmiş, üzgün
f.
keyfini kaçırmak, devirmek, alabora etmek, altüst etmek, bozmak, bulandırmak, devrilmek, altüst olmak, bozulmak
i.
devrilme, alabora olma, bozulma, devirme, bozukluk, karışıklık, bozgun, beklenmedik yenilgi
upset
devir(mek)
upset
v.devir:n.devrilme
upset
devirmek; devrilmek; bozmak, altüst etmek; üzmek, nesesini kaçirmak, telaslandirmak; (midesini) bozmak; dövmek; üzgün, üzüntülü, tedirgin; rahatsiz, hasta; (mide) bulanmis, bozuk; ters uçus
upset
çıkıntı