unmöglich
inanılmayacak kadar, olanaksız biçimde
{
impossibly
}
olanaksız, imkânsız, çekilmez, olmaz,...
{
impossible
}
unmöglich
l. imkänsiz, olanaksiz; kabil olmayan; muhal 2. (Ausruf) tmkäni yok! °es wollen kamere merdiven daya-mak; Ein Q gibt es nicht! Olmaz olmazi Nichts ist ^. OImadik olmaz. Basa gelmedik is olmaz. Spr. ^es fertigbringen tekeden süt cikarmak; ^fs erwarten Qingene cergisinde musandira aramak; Qes darf man nicht erwarten. Zehirden sifa, kahpeden vefa gelmez. Spr. ~ werden imkänsizlasmak; Bei Gott ist nichts ~. Allah kadiri mut-laktir. Das ist ja ^! Olacak i§ degil! Das ist doch nichts so QesI Bu olmaz bir is dee;il kil ~ machen imkänsiz bir hale getirmek; imkänsizlastirmak; Mit seinem Benehmen macht er sich überall ^-. Gidisiyle (od. bu haliyle) hi(; bir yerde tutunamaz. die -sten Dinge wissen seytanm yatti^i yeri bilmek; Er ist in den -sten Dingen beschlagen. Hangi tasi kaldirsan, altmdan cikar. 9keit / imkänsizlik, ola-mazilk. olanaksizlik, mümtenilik; emri mümteni (od. muhal)
unmöglich
olanaksız, imkânsız
unmöglich
mümkün olmayan, gayri kabil