Trieb (der)
araba gezintisi, sürme, araba yolu;...
{
drive
}
arzu, rağbet, şevk, istek; cinsel istek,...
{
desire
}
dürtü, arzu, istek, zorlama, kışkırtma
{
urge
}
eğiklik, eğilim, eğilme, beğeni, heves,...
{
inclination
}
içgüdü, sezgi, yetenek, kabiliyet
{
instinct
}
atış, atma, fışkın, vurma, vuruş, av,...
{
shoot
}
treiben
araba kullanmak, kullanmak, sürmek;...
{
drive
}
ileriye itmek, itmek, sevketmek
{
propel
}
itmek, itelemek, kakmak, sıkıştırmak,...
{
push
}
yapmak, etmek; tamamlamak, meydana...
{
do
}
aynen, yukarıda denildiği gibi, keza
{
do
}
yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde...
{
make
}
yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden...
{
create
}
filizlenmek, çimlenmek, bitmek
{
sprout
}
yüzmek, su üzerinde durmak, batmamak,...
{
float
}
Trieb
m l. agr. filiz, sürgün 2. (Keimkraft) intas kuweti; kuvvei inbatiye 3. ("kraft) dürtü; kuvvei muharrike 4. (Antrieb) insiyak. saik, iica, sevkitabil. (ic-)güdü 5. (Neigung) temayül, meyelän, e§ilim, heves; frischer ^ agr. taze sürgün; budak özü; -e ansetzen filiz sürmek -leder/ l. yay, zemberek 2. flg. saik, güdü 2haft; 2mäBig insiyak?, ilcat, girizt, icgüdüsel; med.a. empülsif -kraft/ l. kuvvei muharrike; dürtü 2. (Schwung) dinamizm 3. bot. teneb-büt kuvveti, inta§ prensipi -rad n isletici cark; isletme (od. hareket) carki (od. dislisi) -sand m sürüklenen kum -stange / techn. hareket kolu; biyel -wagen m l. (Eisenbahn) mototren, otoray 2. (Straßenbahn) (oto-)motris -wagen.führer m motorcu "werk n motör takimi; trans-misyon tertibati; sevk mekanizmasi
Trieb
" [der] içgüdü, güdü; dürtü; eğilim; filiz, sürgün"
trieb
treiben hat / ist getrieben A sürmek, önüne katmak, kovmak