tax
f.
vergilendirmek, vergi koymak, yük olmak, yormak, suçlamak, mahkeme masrafını belirlemek
i.
vergi, haraç, harç, resim, vergilendirme, yük, külfet
Vergi
Vergi, kamu hizmetlerinin maliyetini karşılamak üzere, ekonomik birimlerden siyasi cebir altında ve karşılıksız olarak
devlete kaynak aktarılmasıdır. Kamu hizmeti yapmak durumunda olan devlet, bunu yaparken mal ve hizmet üretiminde bulunur. Gerekli üretim faktörlerini sağlarken kamu fonlarını kullanır. Bu fonlar içerisinde vergi gelirlerinin oranı yüksektir. Sanayileşmiş toplumlarda %100'e ulaşmaktadır. Devlet, belirtilen temel amaç dışında kamu faaliyetlerine paralel diğer bazı fonksiyonları da vergilere yükleyebilir. Bu arada
gelir dağılımının kontrolü, piyasada
fiyat istikrarının sağlanması gibi fonksiyonlar da kısmen vergiye yüklenebilir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
tax
"i. 1. (tahsil edilen/koyulan) vergi. 2. (birinin takatını, sabrını v.b.´ni) zorlayan şey: This is a real tax on my patience. Sabrımı zorlayan bir şey bu. f. 1. -den vergi almak; -e vergi koymak; -i vergilendirmek: They´re going to tax us heavily this year. Bu sene bizden çok vergi alacaklar. This government won´t tax books. Bu hükümet kitaba vergi koymayacak. Will they really tax the queen? Kraliçeyi gerçekten vergilendirecekler mi? 2. (takat, sabır v.b.´ni) zorlamak: This will tax your strength. Bu takatını zorlayacak."
tax
v.vergilendir:n.vergi,vergi
tax
vergilendirmek, vergi koymak; yormak, zorlamak; vergi, resim; külfet, yük