table
f.
masaya koymak, sunmak, göstermek, tartışmaya sunmak, ertelemek, listeye geçirmek, cetvele yazmak
i.
masa, sofra, masadakiler, tablet, tablo [mat.], çizelge, tabla, kafatası kemik tabakalarından biri
table
i. 1. masa. 2. masa, masadakiler, aynı masada oturanların hepsi, sofra, sofradakiler. 3. çizelge, cetvel, tablo, liste: periodic table elementler çizelgesi. multiplication table çarpım tablosu. chronological table kronoloji tablosu. table of logarithms logaritma tablosu. f. (bir tasarı/mesele) hakkındaki görüşmeyi/tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak.
table
masa,tablo
table
masa; yemek, sofra; tablo, çizelge; tasariyi müzakereye sunmak
table
Düz kemiksi yaprak veya tabaka (özellikle kafa kemiklerinin tabakalarından biri).