subject
s.
bağlı, tabi, bağımlı, maruz, karşı karşıya olan, çeken, eğilimi olan
f.
mecbur etmek, boyun eğdirmek, maruz bırakmak, etmek, çektirmek
i.
konu, fail, husus, söz konusu, mevzu, tema, ders, branş, sebep, konu olan şey, özne, uyruk, vatandaş, denek, kobay, kadavra, hastalığa eğilimi olan kimse
subject
konu
subject
özne,v.bağımlı kıl:n.konu
subject
kul, bende; konu, mevzu; ders; denek; özne; tabi, bagimli; olasi, muhtemel, meyilli; bagli; (kiraci) ev sahibi gibi kiraya vermek
subject
1. Tıp talebelerinin disseksiyon için kulandıkları ceset; 2. Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan.