schlagen

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
schlagen
yumruk atmak, yumruklamak, muşta ile... { punch }
vurmak, çarpmak, isabet ettirmek,... { hit }
basmak (çalgı, para), hesap bakiyesini... { strike }
çalmak, vurmak, çarpmak, kapıyı çalmak,... { knock }
tıklatmak, hafifçe dokunmak, hafifçe... { tap }
şapırdatmak, şaplak atmak, şaplatmak,... { smack }
sertçe vurmak, çarpmak; indirmek,... { bash }
vurmak, dövmek, çırpmak, dayak atmak,... { beat }
meyilli olmak (duvar); yumruklamak,... { batter }
yenmek, aşmak; engellemek; devirmek;... { defeat }
hakkından gelmek, başa çıkmak,... { overcome }
kaymak tutmak, kaymağını almak, krem... { cream }
fırçalamak, silip temizlemek, süpürmek,... { whisk }
kamçılamak, kırbaçlamak, dövmek,... { whip }
 
Schlag (der)
esinti, rüzgâr, üfleme; çalma, övünme,... { blow }
grev, çalma, vurma, vuruş, vurgun,... { strike }
vuruş, vurma, darbe, isabet, şans,... { hit }
şişman ve hantal bir kukla [tiy.] { punch }
kart basma makinesi, tıknaz tip, biz,... { punch }
şamar, tokat, şaplak, hakaret, sille { slap }
şamar, tokat, şaplak, şapırtı,... { smack }
darbe, sert vuruş; deneme; eğlence,... { bash }
çarpma, vuruş, darbe, başarı, saat... { stroke }
vuruş, darbe, vurma, çalma { knock }
yumruk, yumruk sesi { thump }
pat, pat sesi, tok ses { thud }
hafif vuruş, tıklatma, tıkırtı, pıtırtı,... { tap }
madeni borulardan oluşan çalgı, ahenkli... { chime }
vuruş, atış, darbe, vurma sesi, çarpma;... { beat }
nabız, nabız atışı, niyet, eğilim,... { pulse }


German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
schlagen
l. vurmak, dövmek 2. (treffen) çarpmak, isabet etm. 3. (prügeln) b-ne kötek atmak, b-ni pataklamak 4. (Ohrfeige) tokat aşketmek 5. (Münzen) basmak, darp etmek 6. (Holz) ağaç kesmek 7. (besiegen) yenmek, mağlup etm.; (entscheidend) sındırmak 8. (e-e Schlacht) meydan savaşı vermek 9. (Alarm) silahbaşı horusu çalmak 10. (zu ßoden) yere sermek 11. (e-e ßrücke) köprü kurmak 12. (einwickeln) sarmak 13. (ans Kreuz) çarmiha germek 14. (das Kreuz) haç çıkarmak 15. (Wurzeln) kök salmak 16. (e-n Stein z. ß. im Schach) taş kırmak, almak 17. (e-n Kreis) pergelle daire resmetmek, çizmek 18. (Karten) fal açmak 19. (die Laute) ud çalmak 20. (in den Wind) bşe kulak asmamak 21. (in Fessein) zincire vurmak 22. (mit den Flügeln) kanatları çırpmak 23. (Herz) çarpmak; daraban etm. 24. (Puls) atmak 25. (Uhr) çalmak 26. (Pferd) çifte atmak 27. (Vogel) ötmek; dem çekmek; (Nachtigall) şakımak 28. (Nagel) çakmak, kakmak 29. (Eier) çalkamak 30. (leicht) çırpmak 31. naut. (Tauwerk) bükmek 32. (erregt um sich) çırpınmak, tepinmek, çabalanmak, debelenmek 33. (leicht m. e-r Gerte) çırpıştırmak 34. (Dame im Damenspiel) kesmek 35. (nach j-m) a) b-ne vurmağa çalışmak b) b-ne çekmek 36. (zum Ritter) şövalyeliğe yükseltmek;
 
schlagen (sich)
sich ^ l. dövüşmek, vuruşmak 2. (sich duellieren) düello etm. 3. (auf j-s Seite) b-ne (od. bir tarata) katılmak; j-n krumm und lahm ^ F kolunu budunu kırmak; Es schlagt fünf. Saat beşi çalıyor. Das Herz schlug mir nur so. Kalbim küt küt atıyordu, sich den ßauch voli ^ F tıka basa kamım doyurmak; sich auf die Seite der Aufstandischen ^ ihtilalcilerin tarafım tutmak; auf den Tisch - masaya vurmak; sich et. aus dem Kopf ^ bşden vazgeçmek; Er schlagt aus allem und jedem Gewinn. Kehleden yağ çıkarmağa bakar. Cansız koyundan süt sağar. Spr.; Sie schlagt nach ihrer Mutter. (körperlich od. charakterlich) Kız anasına çekiyor, nach aupen ^ (Krankheit) dışarı vurmak; j-n (mit) et. über den Kopf^ bşi basma geçirmek; die Augen zu ßoden ^ gözlerim yere eğmek; ge-schlagen: sich ^ geben pes demek; e-e -e Stunde tam bir saat; -es Ei yumurta çalkantısı; e in -er Mann sein mahvolmuş bir adam olm.


Mustafa YILDIZ's Deutsch - Turkisch WörterbuchDownload this dictionary
schlagen
" vurmak, dövmek; yenmek, mağlup etmek; (para) basmak; (ağaç) kesmek; (kuş) ötmek, dem çekmek; (kalp/nabız) atmak, çarpmak; zincire vurmak; çarmıha germek; (saat) çalmak; (çivi) çakmak; (at) çifte atmak; (yumurta) çalkamak; köprü kurmak; sarmak"

ELIF - GrammatikDownload this dictionary
schlagen
schlägt schlug schlüge hat geschlagen A dövmek, vurmak

Define schlagen

Translate schlagen





schlagen in Chinese | | schlagen in English | schlagen in Italian | schlagen in Spanish | schlagen in Dutch | schlagen in German | schlagen in Russian | schlagen in Arabic | schlagen in Serbian | schlagen in Swedish