scheinen
parlamak, ışıldamak, ışık saçmak,...
{
shine
}
ışın yaymak, parıldamak, ışıldamak,...
{
gleam
}
parlamak, ışıldamak, ışımak, kıvılcım...
{
sparkle
}
gibi görünmek, benzemek, görünmek, gibi...
{
seem
}
Schein (der)
ışın, pırıltı, ışık, parlaklık, parıltı
{
gleam
}
parlaklık, cila
{
shine
}
kızarma, kızgınlık, parıltı, coşku,...
{
glow
}
parıltı, ışıltı, kıvılcım
{
glint
}
parlaklık, parıltı, gösteriş, göz...
{
glitter
}
iddia, bahane, yalandan yapma, numara
{
pretence
}
taklit, yalan, hile, yalancı,...
{
sham
}
görünüm, görünüş, dış görünüş, görünme,...
{
appearance
}
etki, izlenim, tesir, kanı, intiba,...
{
impression
}
işaret, belirti, not, nota, pusula,...
{
note
}
fatura, hesap, kâğıt para, banknot,...
{
Bill
}
belge, sertifika, diploma, tasdikname,...
{
certificate
}
scheinen
l. ışık vermek, ziya neşretmek 2. (glanzen) parıldamak 3. fiğ. görünmek; Es scheint, als wolle es regnen. Yağmur yağacak gibi görünüyor. Yağmur yağacağa benziyor. Es scheint mir so. ßana öyle geliyor. Es schlen altes zerstört zu sein. Her şeyin mahvolduğu havası esiyordu,
scheinen
" parlamak, parıldamak, ışık vermek; gibi görünmek"
scheinen
schien hat geschienen görünmek, ışık vermek, aydınlatmak