Schaden (der)
zarar, hasar; masraf, maliyet
{
damage
}
yara, zarar, hasar, kırma, incitme
{
injury
}
zarar, hasar, kötülük, felâket
{
harm
}
haksızlık, haksız muamele, haksız fiil
{
tort
}
haksızlık, hata, suç, yanlış yol
{
wrong
}
haksızlık, adaletsizlik, insafsızlık
{
injustice
}
schaden
zarar vermek, incitmek, kötülük etmek
{
harm
}
incitmek, yaralamak, sakatlamak,...
{
injure
}
schaden
bozmak, hasar yapmak, zarar vermek,...
{
damage
}
zarar vermek, incitmek, kötülük etmek
{
harm
}
kâlbini kırmak, yaralamak, incitmek,...
{
hurt
}
etki altında bırakmak, önyargılı...
{
prejudice
}
yakmak, incitmek, zarar vermek
{
scathe
}
schade (de)
zarar, hasar; masraf, maliyet
{
damage
}
yara, zarar, hasar, kırma, incitme
{
injury
}
yara, bere, zarar, acı, sızı, ızdırap,...
{
hurt
}
önyargı, peşin hüküm, sakınca (hukuk),...
{
prejudice
}
zarar, kayıp, zayi
{
loss
}
eksiltme, azaltma; küçülme; bozulma
{
derogation
}
doku bozulması, yara, bere
{
lesion
}
merhamet, acıma, acınacak şey, yazık
{
pity
}
masraf, paha, maliyet, fiyat; zarar
{
cost
}
Schaden
m l. zarar, ziyan, hasar, telef 2. (Insekten^) usw. tahribat 3. (körperlicher) cismani zarar 4. (ideeller) manevi zarar 5. (Nachteil) halel, dezavantaj 6. (Verlust) kayıp, zayiat 7. (Verletzung) yara, bere 8. (Gebrechen) sakatlık; ^ zufügen (od. tun) l. zarar vermek; mutazarrır etm.; ızrar etm.; kötülük etm.; hasara uğratmak; b-ni ziyana sokmak; (großen ^) can yakmak 2. (bei j-m) b-ni b-nin gözünden düşürmek; ^ verursachen (od. an richten) hasara sebep olm.; zarar vukua getirmek; mutazarrır etm.; — (er-)leiden zarar etm. (görmek, çekmek); mutazarrır olm.; (betrachtlichen ^) arada kaynamak; araya gitmek; ^ haben (z. ß. bei.e-m Verkauf) üste vermek; eher ^ als Nutzen bringen faydasından ziyade zararı olm.; ein Mensch, von dem wecler ^ nocfı Nutzen zu erwarten ist Allahlık; F: tavşan boku; ne kokar ne bulaşır; Durch — wird man klug. Spr. ßir musibet bin nasi hatten yeğdir. Spr. Her ziyan bir öğüttür. Spr.; mit ^ verkaufen zaranna satmak^ von ^ sein b-ne zevali olm.; zu j s — ausgehen b-nin aleyhine olm.; zu ^ kommen zarar görmek; kazaya uğramak; altta kalmak; yaralanmak; zum ^ anderer başkalarının zararı pahasına
Schaden
" [der] zarar, ziyan, hasar; kayıp, zayiat; yara, bere; dezavantaj"
schaden
zarar vermek
schaden
zararlı olmak(DATİVOBJEKT alır)