sehen
görmek, seyretmek, bakmak, görüp...
{
see
}
bakmak, görmek, incelemek, üzerinde...
{
view
}
bakmak, görünmek; ummak, ümit etmek;...
{
look
}
seyretmek, izlemek, bakmak, gözlemek,...
{
watch
}
görmek, bakmak, seyretmek, dikkat etmek
{
behold
}
Şah
Şah kelimesinin diğer anlamları için
Şah (anlam ayrımı) sayfasına bakınızŞah, Eski
Farsça Hşayathiya,
İran ya da
Pers hükümdarlarının ünvanı. Zamanla İslam aleminde hükümdar anlamında yaygın olarak kullanılagelmiştir.Hükümdarlar hükümdarı anlamına gelen şehinşah unvanı, Perslerin krallar kralı saydığı II. Kyros'un (Büyük) anısına 20. yüzyılda Pehlevi hanedanı tarafından kullanılmıştır. Gene Şahtan türetilen Farsça
padişah unvanı da koruyucu, ulu hükümdar anlamını taşır. Şah ünvanı, 1973'te
monarşinin yıkılmasına değin
Afganistan'da, ayrıca Orta ve Güney Asya'daki başka ülkelerde birçok hükümdar ya da prens tarafından kullanılmıştır. Soyla gelen valiler de bazen kendi adlarına şah sıfatını eklemişlerdir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
sah
isim, eskimiş Arapça ¹a§§
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
sah çekmek
şah (I)
isim, tarih (şa:h) Farsça ş¥¬
1 . İran veya Afgan hükümdarı, şeh.
2 . Satranç oyununda her yönde tek hane gidebilen en önemli taş:
"Sonra şahını bir hane geri aldı."- S. F. Abasıyanık.
3 . sıfat Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi.
4 . (Alevilik, Bektaşilikte) Pir.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
(ben) şahımı bu kadar severim
şah iken şahbaz olmak
Birleşik Sözler
şah damarı
şah mat
şah (II)
isim (şa:h) Farsça ş¥¬
Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
şaha kalkmak
sah
sehen sieht sähe hat gesehen A görmek
Şah
f. Ağaç dalı. Budak. * Boynuz. Karın. * Su arkı. * Alın. * Kadeh.
şâh
hükümdar, sultan.