rough
s.
kabataslak, pürüzlü, pürtüklü, dik (saç), engebeli, taslak halinde olan, fırtınalı, haşin, dalgalı, sert, kaba, kaba saba, gürültücü, hoyrat, işlenmemiş, yaklaşık, aşağı yukarı, cilasız, kulak tırmalayıcı, rahatsız edici, zor, kötü, açık saçık, müstehcen
zf.
kabaca, sertçe, geçici olarak, eğreti
f.
pürüzlendirmek, pütür pütür yapmak, itip kakmak, kötü davranmak, terbiye etmek (at), nal kayarı takmak, sert çıkmak
i.
taslak, müsvedde, zorluk, kaba tip, külhanbeyi, kabadayı, işlenmemiş şey, engebeli arazi, nal kayarı
rough
"s. 1. pürtüklü, pütür pütür; tırtıklı, tırtık tırtık: This lemon has a rough skin. Bu limonun kabuğu pürtüklü. The cliffs are rough. Kayalıklar pütür pütür. rough boards üstü tırtıklı tahtalar. 2. kaba: rough paper kaba kâğıt. rough wool kaba yün. 3. kaba biçilmiş (çimen). 4. bozuk (yol/kaldırım). 5. engebeli (arazi). 6. dalgalı (deniz/su). 7. fırtınalı (hava); şiddetli (rüzgâr). 8. kaba, görgüsüz (kimse). 9. kaba, incelikten yoksun. 10. zor, sıkıntılı: He´s had a rough day. Zor bir gün geçirdi. 11. kaba, son şeklini henüz almamış: rough draft müsvedde. rough outline kaba taslak. rough estimate kaba hesap. 12. kulağa hoş gelmeyen, kulağı rahatsız eden. i. külhanbeyi."
rough
kaba,pürüzlü
rough
pürüzlü, pürtüklü; engebeli, inisli yokuslu; taslik; kaba dokunmus, tüylü; hoyrat, kaba; kaba, sert; islenmemis, yontulmamis, ham; güç, zor, çetin; kabataslak; firtinali, rüzgârli, dalgali; sert, acimasiz, kati; yaklasik, asagi yukari; açik saçik, müstehc
rough
kaba