raten
öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek,...
{
advise
}
öğüt vermek, nasihat etmek, akıl vermek
{
counsel
}
öğretmek, bilgilendirmek,...
{
instruct
}
tahmin etmek, sezmek, tahminde bulunmak,...
{
guess
}
çözmek, çözüm bulmak, çözümlemek,...
{
solve
}
Rat (der)
nasihat, öğüt, tavsiye, danışma, uyarı,...
{
advice
}
danışman; nasihat, tavsiye, öğüt,...
{
counsel
}
toplantı, kongre, kurul, meclis; montaj,...
{
assembly
}
kara tahta, ilan tahtası; meclis, tahta,...
{
board
}
Rate (die)
raat (de)
raten
l. (e-n Rat geben) nasihat vermek; b-ni ögütlemek; b-ne bir tavsiyede bulunmak, b-nin bsi yapmasini salik vermek 2. (schätzen, mutmaßen) tahmin etm. 3. (Rätsel) bulmak, halletmek; sich von j-m ~ lassen b-nin söz-lerini dinlemek; Sie haben es geraten, a) (zufällig) Bunu rasgelc buldunuz. b) (erraten) Tarn üstüne düstünüz! Wem nicht zu ^ ist, dem ist auch nicht zu helfen. Spr. Söz anlamayana yardim da edilmez. Rat einmal! Bil, baka-lim! — Sie einmal, wen ich getroffen habe! Kirne rast gelsem be^enirsiniz?
raten
" tahmin etmek; öğüt vermek, nasihat etmek; salık vermek, tavsiyede bulunmak"
raten
rät riet hat geraten D öğüt vermek
raten (jemandem zu)
(+.dativ) bne bşi tavsiye etmek