rank
i.
sıra, dizi, saf, rütbe, aşama, sınıf, tabaka, derece
s.
bol, çok, gür, kaba, kaba saba, verimli, bereketli, tam, alâsı, bakımsız (bahçe), bozulmuş, kokmuş, kokuşmuş, iğrenç
f.
dizmek, sıraya koymak, saymak, yer vermek, dizilmek, sıra olmak, rütbesi olmak, sayılmak, yüksek rütbeli olmak
rank
"i. 1. sıra, dizi, saf. 2. ask. rütbe. 3. derece, mertebe, mevki, aşama; makam. f. 1. derecelendirmek, sıraya koymak: The teacher ranks her students according to their grades. Öğretmen öğrencilerini notlarına göre derecelendiriyor. 2. (belirli bir grubun) içinde olmak, (belirli bir gruptan) biri sayılmak: He ranks among the greatest scientists in the world today. Dünyanın en büyük bilim adamlarından biri sayılıyor. "
rank
rütbe,v.sıraya koy:n.sıra
rank
(bitki) sik ve yaygin, gür, bol; (koku ya da tat) kötü, eksi, aci, keskin
RANK
ASKERİ MERTEBE:Askerlik hizmetinde bulunan şahıslara yönetmelikler veya kanunlarla tespit edilen sınırlar dahilinde komuta hakkı ve yetkisi tanıyan sıra. Bunu rütbe anlamına gelen (grade) terimi ile karıştırılmamalıdır. Buna (military rank) de denir.