range
f.
dizmek, sıralamak, sıralanmak, sıralı olmak, sıra halinde olmak, dolaşmak, gezmek, turlamak, sürtmek, uzanmak, boyunca gitmek, akıp gitmek, tarafına çevirmek, doğrultmak, nişan almak, erimi olmak, erişmek, katılmak, bölgede yaşamak
i.
sıra, dizi, silsile, atış alanı, erim, menzil, alan, saha, otlak, açık alan, ocak, kuzine, çeşit, çeşitlilik
range
aralık
range
aralık,v.değiş:n.menzil
range
sira, dizi; silsile, sira; atis uzakligi, erim, menzil; el, göz ya da ses erimi; alan, saha, meydan; atis alani, poligon; otlak; takim, set; tür, sinif, cins; anlayis gücü, kavrama; mutfak ocagi; derece, hiz, vb. farki; dagilim; (daglar) sira olusturmak,
range
Saha, alan.