quellen
sızdırmak, kaçırmak, sızmak, duyulmak
{
ooze
}
sıçramak, fırlamak, yay gibi fırlamak,...
{
spring
}
atlamak, sıçramak, hoplamak, zıplamak,...
{
jump
}
sıçramak, hoplamak, zıplamak, atlamak,...
{
leap
}
akmak, dolaşmak, süzülmek, met halinde...
{
flow
}
akıp gitmek, akmak, aralıksız sürmek,...
{
stream
}
ortaya çıkmak, yükselmek, kalkmak, ayağa...
{
arise
}
kalkmak, ayağa kalkmak, kabarmak,...
{
rise
}
şişmek, kabarmak, büyümek, artmak,...
{
swell
}
çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek,...
{
bulge
}
şişirmek, kabartmak, şişmek, kabarmak,...
{
bloat
}
Quell (der)
çeşme, fıskiye, pınar, kaynak, memba
{
fountain
}
iyi durum, kuyu, kaynak, çeşme, asansör...
{
well
}
bahar, ilkbahar, memba, pınar, kaynak,...
{
spring
}
kaynak, kaynakça, memba, yararlanılan...
{
source
}
kök, kaynak, asıl, doğuş, köken, menşe,...
{
origin
}
Quelle (die)
vaftiz su kabı, lâmbanın gaz haznesi,...
{
font
}
bahar, ilkbahar, memba, pınar, kaynak,...
{
spring
}
çeşme, fıskiye, pınar, kaynak, memba
{
fountain
}
kaynak, kaynakça, memba, yararlanılan...
{
source
}
orijinal, asıl, asıl nüsha, orijinal...
{
original
}
prototip, ilk örnek, asıl örnek,...
{
prototype
}
kök, kaynak, asıl, doğuş, köken, menşe,...
{
origin
}
quellen
" fışkırmak, çıkmak; şişmek, kabarmak"
quellen
quoll quölle ist gequollen kaynaktan fışkırmak