pull out
çekip çıkarmak, dışarı çekmek, uzatmak, çıkmak, ayrılmak, park yerinden çıkmak, kaçmak, uzamak, tüymek
pull out
" 1. çıkarmak; çekip çıkarmak. 2. (motorlu taşıt) (bir yere) çıkmak; (sürücü) arabasını (bir yere) sürmek: He suddenly pulled out in front of me. Aniden önüme çıktı. 3. hareket etmek, yola çıkmak. 4. of (bir işten) çıkmak, (bir işi) bırakmak. "
pull out
(tren) istasyondan ayrilmak; ayrilmak, çikmak, çekilmek, vazgeçmek; çikarmak, atmak
pull out
1.(tren) kalkmak,hareket etmek.
2. (araç) kırmak.
3. ayrılmak.
pull out all the stops
[kd] hedefine ulasmak icin butun olanaklari veya etkisini kullanmak,gayret veya enerjisini esirgememek
pull out
1- çıkarmak , çekip çıkarmak 2- sökmek , yolmak