puff
f.
üflemek, püflemek, şişirmek, kabartmak, kabarmak, övmek, öve öve bitirememek, soluğu tükenmek, soluğunu kesmek, tellendirmek, tüttürmek
i.
puf, üfleme, üfürük, esinti, şişirme, şişme, kabarıklık, kabartı, şişlik, pudra pomponu, lüle, bukle, abartılı reklâm, aşırı övgü, puf böreği, nefes nefese kalma
ünl.
üf, püf
puff
"i. 1. ani bir esinti. 2. sık aralıklarla çıkan duman/buhar kümelerinden biri: a puff of smoke bir duman kümesi. 3. nefes: He took a puff on his cigarette. Sigarasından bir nefes çekti. 4. beze, yumurta akıyla yapılan kurabiye. 5. pudra ponponu. 6. saç lülesi. 7. (bir tür) yorgan. f. 1. solumak, sık sık nefes almak; nefes nefese olmak. 2. soluk soluğa/nefes nefese (belirli bir yöne doğru) yürümek. 3. (at/on) -i tüttürmek, -i tüttürerek içmek. 4. from (duman v.b.) -den sık aralıklarla çıkmak. 5. üflemek. 6. (lokomotif/vapur) dumanlar çıkararak (belirli bir yöne doğru) ilerlemek. 7. out (tüylerini/göğsünü) kabartmak. 8. out üfleyerek söndürmek. 9. up şişmek. 10. nefes nefese (bir şey) demek. "
puff
v.solu:n.soluk
puff
(sigara) firt; üfleme, üfürük; esinti; soluk, nefes; kumas kabarikligi; üflemek, püflemek; (sigara) içmek; (buhar, duman, vb.) çikarmak/çikmak; soluk soluga kalmak, solumak
puff
Akciğer oskültasyonunda işitilen üfürüm sesi, üfürüm.