pride
i.
gurur, kibirlilik, ağalık, azamet, övünç, iftihar, haysiyet, kıvanç, övünç kaynağı, izzetinefis, onur, şeref, kibir, kendini beğenmişlik, tafra, gösteriş, ihtişam, en parlak zaman, aslan sürüsü
Pride
pride
i. 1. gurur, kıvanç, iftihar, övünç: He takes pride in his work. İşinden gurur duyuyor. 2. özsaygı, izzetinefis, onur, haysiyet, şeref, gurur. 3. gurur, kibir: His pride prevents him from admitting his mistake. Kibri, yanlışını kabul etmesine engel oluyor. f. (kuş) tüylerini kabartmak.
pride
v.gurur duy:n.gurur
pride
gurur; kendini begenmislik; onur, özsaygi, haysiyet; övünme, iftihar; kendisiyle övünülen kisi ya da sey, övünç; (on ile) övünmek