plant


Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!

BabylonEnglish-TurkishDownload this dictionary
plant
f. dikmek, ekmek, koymak, yeşillendirmek, ağaçlandırmak, kurmak, dikmek (bitki), ağaç olmak, kök salmak, aşılamak (fikir), indirmek, yapıştırmak, çarpmak, vurmak, adam koymak, saklamak, gizlemek, yüklemek, yutturmak, bırakmak
 
i. bitki, dikme, tesis, işletme, fabrika, malzemeler, demirbaş, dolandırıcılık, hile, ihbarcı, fidan


Türkçe Vikipedi, Özgür AnsiklopediDownload this dictionary
Bitkiler
Bitkiler (Plantae), fotosentez yapan, ökaryotik, ağaçlar, çiçekler, otlar, eğreltiotları, yosunlar ve benzeri organizmaları içinde bulunduran çok büyük bir canlılar alemidir.Bitkiler, topluluk halinde yaşarlar. Bitkilerin bir bölgede oluşturdukları örtüye bitki örtüsü denir. Flora, bir bölgede yetişen bütün bitki türlerinin hepsine denir. Herhangi bir bölgenin yaşam koşullarında gelişen, benzer ekolojik yapı içeren bitki topluluğuna vejetasyon denir. Bunlar 4 sınıftır: Ormanlar (her zaman yeşil tropikal yağmur, subtropikal, orta kuşak, sert yapraklı, iğne yapraklı, kışın yaprak dökenler, muson ormanları, tropikal kuru, mangrov, galeri, bataklık), Çalılar (maki, garig, psödomaki), otlar (savan, step, çöl), tundra. Bitkilerin yetişmesini etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlar; ekvatora uzaklık, denizden yükseklik(rakım), arazi eğimi, ışık, sıcaklık, nem, yıllık yağış miktarı, toprak içeriği, canlı faktörler(insan, hayvan, diğer bitkiler, mikroorganizmalar)'dir Bitkiler, fotosentezle ekolojik dengeyi sağlamada temel rol oynadıklarından, canlılar dünyasında çok önemli yere sahiptirler.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

saja english to turkish dictionary v.2Download this dictionary
plant
"i. 1. bitki, ot. 2. fabrika. 3. demirbaş. 4. teçhizat. 5. argo hile, oyun, tuzak. 6. şakşakçı. 7. seyircilerin arasında oturup rol yapan oyuncu. f. 1. (bitki) dikmek; (tohum) ekmek: Villagers planted those plane trees. O çınarları köylüler dikti. 2. (direk) dikmek: He planted the stake in the ground. Kazığı yere dikti. 3. kurmak: The English planted colonies in North America. İngilizler Kuzey Amerika´da sömürgeler kurdu. 4. in (polisi/bombayı) gizlice (bir yere) yerleştirmek: They planted spies in the intelligence organization. İstihbarat örgütüne ajanlar yerleştirdiler. 5. -i yerleştirmek: He planted his foot on the second step. Ayağını ikinci basamağa yerleştirdi. 6. in -e (fikir) aşılamak, (kafasına) (fikir) sokmak. 7. argo in/on -e (tokat) indirmek, -e (tokadı) yapıştırmak. "

Erzin English-Turkish DictionaryDownload this dictionary
plant
bitki,v.ek:n.bitki

Mustafa YILDIZ's English to Turkish DictionaryDownload this dictionary
plant
bitki; fabrika; demirhane, dikmek, ekmek; sikica yerlestirmek; (çalinan ya da yasak bir seyi) birisinin üzerine saklayip onu suçlu göstermek


Define plant

Translate plant




plant in Chinese | | plant in English | plant in French | plant in Italian | plant in Spanish | plant in Dutch | plant in Portuguese | plant in German | plant in Russian | plant in Japanese | plant in Greek | plant in Korean | plant in Hebrew | plant in Arabic | plant in Croatian | plant in Serbian | plant in Swedish