pinch
f.
çimdiklemek, kısmak, kıstırmak, sıkıştırmak, acı vermek, kıvrandırmak, yakalamak, çalmak, ele geçirmek, ayağını sıkmak, sıkmak, cimrilik etmek
i.
çimdik, gereklilik, gerek, ihtiyaç, tutam, yakalanma, tutuklama
pinch
f. 1. çimdiklemek. 2. kıstırmak. 3. (ayakkabı) vurmak, sıkmak. 4. k. dili aşırmak, yürütmek. i. 1. çimdik. 2. tutam: a pinch of salt bir tutam tuz. 3. sıkıntı, darlık.
pinch
v.çimdikle:n.çimdik
pinch
kistirmak, sikistirmak; çimdiklemek; aci vermek, sikip acitmak; araklamak, yürütmek, asirmak, çimdik; tutam