parts
i.
bölge, parçalar, yetenek, semt
part
f.
ayırmak, tarakla ayırmak, ayrılmak, kopmak, elden çıkarmak
i.
ayrım, parça, bölüm, semt, taraf, pay, fragman, katkı, kısım, kesim, rol, görev, yedek parça, fasıl
parts
parçalar
PARTS
PARÇALAR:Bir malzeme kaleminin başlıca unsurları, aksamı veya tali komple parçaları. Parçalar; yıpranmış, hasara uğramış, kaybolmuş veya tahrip edilmiş unsurları değiştirmek suretiyle malzemeyi sağlam bir duruma getirmek için yedekte bulundurulurlar.