Free Online Dictionary
oturak
| Büyük Türkçe -KürtçeSözlük 2.0 | Download this dictionary |
oturak
KURDÎ: çûçok
KURDÎ: kursî,
KURDÎ: rûniştek
KURDÎ: danîşok
alt, dip , dip , * maseyên li biniya salonê salonun dibindeki masalar temel , kök , * e dixwazin meseleyê ji binî hel bikin meseleyi kökünden hal etmek istiyoruz aşağı , taban, ayaklık, duraç , taban, oturak , taban , zemin, alt kat ,alt , 1,alt , * qata binî alt kat , ~ de ketinê heta serî safî kirin , altından girip üstünden çıkmak , ~ de pê vedan alttan güreşmek ~ derketin , dibi görünmek ~ girtin dibini tutmak ,
KURDÎ: binî
altlık, tabakça, tabak , * binika piyaleyê bardak altlığı ayaklık, duraç, kaide, taban , * binikek kir binê peyker heykelin altına bir kaide koydu taban, oturak , altlık, tabla (soba, mangal gibi şeylerin altına konulan altlık yapı, bünye
KURDÎ: binik
oturak, lazımlık , sürgü , ~
KURDÎ: lazimok
oturak, sıra
KURDÎ: danîştok
sıra , oturak, oturacak
KURDÎ: rûniştok
sıra , * li ser rûniştekê rûniştibû sıraya oturmuş sıra , oturak, oturacak, kürsü ~a bisîkletê sele ,
KURDÎ: rûniştek
sıra, oturak, bank sıra ,
KURDÎ: textebend
Tüm hakları serbesttir
| Babylon Turkish-English | Download this dictionary |
oturak
n.
seat, stool, potty
| Mustafa YILDIZ's Turkish to English Dictionary | Download this dictionary |
oturak
"seat; chamber pot, badpan" " lazýmlýk; foot, stand, bottom; thwart"
| Kelimeler Turkish Turkish dictionary | Download this dictionary |
oturak
isim
1 . Oturulacak yer veya şey.
2 . Tahtadan alçak iskemle.
3 . Bir şeyin yere gelen tarafı, taban.
4 . İçine idrar ve dışkı yapılan kap, lâzımlık.
5 . İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti.
6 . sıfat Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm.
7 . Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm.
8 . denizcilik Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta.
Birleşik Sözler
oturak âlemi
oturak kündesi
1 . Oturulacak yer veya şey.
2 . Tahtadan alçak iskemle.
3 . Bir şeyin yere gelen tarafı, taban.
4 . İçine idrar ve dışkı yapılan kap, lâzımlık.
5 . İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti.
6 . sıfat Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm.
7 . Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm.
8 . denizcilik Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta.
Birleşik Sözler
oturak âlemi
oturak kündesi
| Turkce Arapca | Download this dictionary |
oturak
araphr: مَقْعَد
arap: مقعد
turk: oturak
turan: oturulacak yer veya şey.
arap: مقعد
turk: oturak
turan: oturulacak yer veya şey.
araphr: كُرْسِيّ
arap: كرسي
turk: oturak
turan: oturulacak yer veya şey.
arap: كرسي
turk: oturak
turan: oturulacak yer veya şey.
yahsi sozlukten alinmistir. Nurullah babylona ekledi
| oturak in English | oturak in French | oturak in Italian | oturak in German | oturak in Turkish | oturak in Arabic | oturak in Albanian
You think you have ethics...
Take the survey NOW!
