order
f.
emir vermek, emretmek, buyurmak, söylemek, tavsiye etmek (doktor), sipariş vermek, ısmarlamak, düzenlemek, sıraya koymak
i.
düzen, tertip, asayiş, sıra, dizi, tabaka, usul, yöntem, çalışır durum, emir, buyruk, ödeme emri, sipariş, basamak, hane, sınıf, rütbe, nişan, mezhep, tarikat, paso
order
i. 1. düzen, tertip. 2. sıra, dizi. 3. yöntem, usul. 4. emir, buyruk. 5. ısmarlama, sipariş. 6. tarikat. 7. şeref rütbesi. 8. cins, çeşit, tür. 9. mimari üslup. 10. biyol. takım. f. 1. emretmek, emir vermek: Who ordered you to shoot that cat? O kediyi vurmanı kim emretti? 2. ısmarlamak, sipariş etmek: The tea that I ordered still hasn´t come. Ismarladığım çay hâlâ gelmedi. That company ordered one thousand pairs of snakeskin boots from South Africa. O firma Güney Afrika´dan bin çift yılan derisi çizme sipariş etti. 3. düzenlemek, sıraya koymak, tertip etmek: We have ordered the words alphabetically. Sözcükleri alfabetik sıraya göre dizdik.
order
v.düzenle:n.düzen,v.sipariş et:n.sipariş
order
düzen, tertip, intizam; düzenlik, asayis; sira, düzen; buyruk, emir; siparis, ismarlama; durum, hal; kural, usul, yol; sinif, tabaka; havale; rütbe; tür, çesit, sinif, buyurmak, emretmek; ismarlamak, siparis vermek; düzenlemek, tertiplemek
order
1. Sistematik tasnif; 2. Biyolojide sınıfın altında ve ailenin üstünde bulunan kısım; alt sınıf.