Missfallen (das)
memnuniyetsizlik, hoşnutsuzluk; gücenme,...
{
displeasure
}
beğenmeme, itiraz, onaylamama; ayıplama,...
{
disapproval
}
Mißfallen (das)
memnuniyetsizlik, hoşnutsuzluk; gücenme,...
{
displeasure
}
beğenmeme, itiraz, onaylamama; ayıplama,...
{
disapproval
}
missfallen
darıltmak, gücendirmek, canını sıkmak,...
{
displease
}
rahatsız etmek, sinirini bozmak,...
{
annoy
}
kızdırmak, sinirini bozmak, kurcalamak,...
{
irritate
}
kızdırmak, öfkelendirmek,...
{
anger
}
mißfallen
darıltmak, gücendirmek, canını sıkmak,...
{
displease
}
rahatsız etmek, sinirini bozmak,...
{
annoy
}
kızdırmak, sinirini bozmak, kurcalamak,...
{
irritate
}
kızdırmak, öfkelendirmek,...
{
anger
}
mißfallen
(j-m) b-nin hosuna gitmemek; gözüne batmak; gücüne gitmek ° n be^enmeyis, hosnutsuzluk; seinem ^ im Chor Ausdruck geben arkasindan teneke calmak; yuhaya tutmak; yuha cekmek -fällig l. hosa gitmeyen; cansikici 2. (Adv.) begenmeyisini izhar ederek; sich ^ äußern (über) bsi, b-ni takbih etm., aylplamak
Mißfallen
[das] beğenmeyiş, hoşnutsuzluk
mißfallen
hoşuna gitmemek
mißfallen
beğenmemek, hoşuna gitmemek(DATİVOBJEKT alır)