Messen (das)
messen
ölçmek, tartmak, ölçüsünü almak, süzmek,...
{
measure
}
ölçmek, tartmak, ayarını hesaplamak,...
{
gauge
}
tartmak, ölçüp tartmak, düşünüp...
{
weigh
}
değer biçmek, belirlemek, değerini...
{
assess
}
değerlendirmek, değer biçmek, paha...
{
evaluate
}
tahmin etmek, kestirmek, değer biçmek,...
{
estimate
}
Messe (die)
kütle, kitle, küme, yığın, aşai rabbani...
{
Mass
}
gösteri, teşhir, teşhir etme, ibraz...
{
exhibition
}
sergileme, teşhir, debdebe, gösterme,...
{
display
}
gösteri, şov, sergi, gösteriş; numara;...
{
show
}
fuar, panayır, festival, çarşı, lunapark...
{
fair
}
pazar, çarşı, panayır, piyasa, borsa
{
market
}
mes (het)
bıçak ağzı; kılıç, kılıç kullanmakta...
{
blade
}
bıçak, frenksoğanı
{
chive
}
messen
l. ölcrnek; (mit der Elle) arsinlamak; (mit Schritten) adimlamak; (nach Klaftern) kulaclamak 2. (an) (beurteilen) klyas etm. 3. (Gegner) b-ni gözleriyle yukandan asaglya süzmek; sich ^ (mit) b-le boy ölcüsmek, klyis-mak, müsabaka etm., karsilasmak; sich ^ können (mit) b-le omuz öpüsmek; sich nicht im entferntesten ^ können (mit) b-nin yamnda perende atamamak; attigi (od. kestigi) tirnaga benzememek; tirna^i olamamak; b-nin ayagrna su dökememek; b-nin küffü olmamak; sich mit wechselndem Erfolg ~ yenismek; s.a. gemessen
messen
" ölçmek; karşılaştırmak, mukayese etmek"
messen
mißt maß mäße hat gemessen A ölçmek