Mahlen (das)
değirmencilik, paranın kenarındaki...
{
milling
}
öğütme, ezme, bileme, gıcırdama
{
grinding
}
mahlen
öğütmek, çırpmak, tırtıklamak,...
{
mill
}
bilemek, öğütmek, ezmek, zımparalamak,...
{
grind
}
çıtırdamak, çatırdamak, çatırdatmak,...
{
scrunch
}
Mahl (das)
öğün, yemek, kaba un
{
meal
}
yemek, yemek zamanı, öğün
{
repast
}
bayram, yortu, festival, şölen, ziyafet
{
feast
}
Mahl
n l. yemek 2. (festliches) ziyafet. banke ~en l. (Getreide usw.) övütmek 2. (Kaffee, Pfeffer usw.) dövmek, cekmek; (intr.) (Räder im Sand) bosa islemek; gemahlen: -er Pfeffer toz biber -gang m degirmen taslan -gebühr / degirmen hakki; övütme parasi -zahne pl. an. büyük azidisler -zeit /l. bir övün(-lük) yemek; naut. manca 2. ögle zamanmda seläm
mahlen
" öğütmek; (kahve) çekmek"
mahlen
mahlte hat gemahlen A un öğütmek