madde

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Madde
Madde, boşlukta yer kaplayan (hacim), kütlesieylemsizliği olan tanecikli yapılara denir.Kendi çapında saf madde ve saf olmayan madde (karışım) olarak ikiye ayırdığı zaman saf maddeleri elementler ve bileşikler oluşturur. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez. Tam saf madde yok gibidir. Bir madde içinde bulunan yabancı maddeler, kimya usulleri ile anlaşılmayacak kadar az olunca, bu maddeye, saf denir. Saf süt demek, kimya bakımından doğru bir söz değildir. Çünkü süt belli özellikler taşıyan tek bir madde değildir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
madde
isim Arapça m¥dde
 
1 .    Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne:
       "Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır."- N. Cumalı.  
2 .    Öge, unsur.  
3 .    Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm:
       "Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar.  
4 .    Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri:
       "Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel.  
5 .    İleri sürülen sorun.  
6 .    Para, mal vb. ile ilgili şey.  
7 .    Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

Birleşik Sözler

madde başı
maddesel nokta
ak madde
boyar madde
boz madde
geçici madde
ham madde
kozmik madde
uyuşturucu madde      


Yeni Osmanlıca - Türkçe Lügat v0.1Download this dictionary
Madde
Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan. * Asıl, esas, cevher, mâye. * Bend, fıkra, kısım. * İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey. * Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara.
 
madde
uzayda yer dolduran varlık.

Türkçe - Arnavutça SözlükDownload this dictionary
madde
1. lëndë
2. substancë
 

www.arnavutcasozluk.com

Define madde

Translate madde





| madde in English | madde in French | madde in Spanish | madde in German | madde in Swedish