mudar
değiştirmek, aktarmak, değişmek, takas...
{
change
}
değiştirmek, değiş tokuş etmek,...
{
exchange
}
vurmak, sallamak, yer değiştirmek,...
{
switch
}
değiştirmek, başkalaştırmak; değişiklik...
{
alter
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
çark etmek, döndürmek, çevirmek,...
{
turn
}
geçmek, geçirmek, aşmak, devretmek,...
{
pass
}
el değiştirmek, yerini almak, yerine...
{
relay
}
değiştirmek, çeşitlemek, başkalaşmak,...
{
vary
}
mudar
değiştirmek, aktarmak, değişmek, takas...
{
change
}
değiştirmek, başkalaştırmak; değişiklik...
{
alter
}
çark etmek, döndürmek, çevirmek,...
{
turn
}
değiştirmek, çeşitlemek, başkalaşmak,...
{
vary
}
iletmek, transfer etmek, aktarmak,...
{
transfer
}
geriye döndürmek, altüst etmek, geriye...
{
turn around
}
yön değiştirmek, dönmek, döndürmek,...
{
veer
}
tüy dökmek, deri değiştirmek
{
moult
}
müd
yorgun, bitkin, bıkkın, tembel, lâstik...
{
tired
}
tükenmiş, bitmiş, canı çıkmış (Argo),...
{
exhausted
}
yorgun, bitkin, usandırıcı, bıkkın,...
{
weary
}
eskitmek, yormak, tüketmek, yorulmak,...
{
wear out
}
eskimiş, eski püskü, yıpranmış, işi...
{
worn out
}
yırtık pırtık, lime lime, kırpık kırpık,...
{
ragged
}
bitkin, yorgun, canı çıkmış, turşu gibi
{
whacked
}
bitkin, yorgun, turşu gibi
{
bushed
}
müde
l. yorgun, argin, bitkin, ezgin 2. (e-r S.) bsden bik-kin; fcli bin jetzt zu -^, um spazierenzugehen. §imdi gez-mege cikacak halim yok. Er wurde vom Stehen ~. Ayakta durmaktan yoruluyordu. °igkeit / yorgunluk, arginlik, bitkinlik, ezginlik. kesiklik
müde
yorgun, bitkin