möglich
belki, olabilir, mümkün olarak, mümkün...
{
possibly
}
belki, bir ihtimal, muhtemelen
{
perhaps
}
belki, olabilir
{
maybe
}
olası, mümkün, olanaklı, akla uygun,...
{
possible
}
potansiyel, olası, gizli, açığa çıkmamış
{
potential
}
möglich
l. mümkün, kabil, yapilabilir, olabilen, olabilir, olanakli, olumsal, muhtemel 2. (potentiell) kämin, meknl, gizil, potansiyel 3. (virtuell) bilkuvve, gizil, tasarli; Nicht ^"l Etme camm l Bu, olur i§ mi ? Natürlich ist das ^! Olur mu olur! soweit es ^ ist elden geldigi kadar; Kommen Sie morgen? Schon ^1 Yann gelecek misiniz? Kismeti es ^ machen caresini bulmak; alles -e tun olur olmaz §eyler yapmak; Ich habe alles -e versucht. Olabilen her careye ba§ vurdum. alles -e vorschützen olmadik bahane-ler ileri sürmek; alle -en Käfer börtü böcek; wenn sich alle -en Leute hineinmischen su bu kansirsa; an allen -en Orten sagda solda; sich an alle -en Leute wenden kirk kapinin ipini cekmek; nach allen -en Orten suraya buraya; von allem -en plaudern sundan bundan (od. öteden beri-den) konusmak; zu allen -en und unmöglichen Zeiten sıralı sırasız; s.a. möglichst, -enfalls; -erweise Adv. beiki; ihtimal ki; olabilir; Allah bilir ~keit / l. imkän, olanak, olabiliriik 2. (Entwicklungs-) ihtimal 3. (Eventualität) şık, seçenek; ist es die ^ ? F Ne diyorsun! die ~ benehmen bse meydan vermemek; e-e ^ suchen meydan aramak; nach ^ imkän dairesinde -st: ~ bald mümkün oldugu kadar cabuk; ^ rasch mümkün süratle; bir an evvel; sein -es tun elinden geleni yapmak
möglich
" olanaklı, mümkün; olabilir, muhtemel"
möglich
olabilir, muhtemel, mümkün.