mal
yanlış, ters, hatalı
{
amiss
}
değil, olmayan, siz, sizlik
{
un
}
yanlış, ters, kötü
{
mis
}
mal (m)
kötülük, musibet, uğursuzluk, belâ,...
{
evil
}
haksızlık, hata, suç, yanlış yol
{
wrong
}
sıkıntı, dert, külfet, belâ,...
{
trouble
}
zorluk, güçlük, engel, külfet, meşakkat,...
{
difficulty
}
zarar, hasar, kötülük, felâket
{
harm
}
ağrı, acı, azap, elem, dert, ızdırap,...
{
pain
}
ağrı, sızı, sancı, acı
{
ache
}
yara, bere, zarar, acı, sızı, ızdırap,...
{
hurt
}
hastalık, rahatsızlık, illet
{
illness
}
emek, zahmet, özen
{
pains
}
hastalık, rahatsızlık, illet
{
disease
}
mal
aptal, sersem, enayi, akılsız, ahmak,...
{
foolish
}
acayip, tuhaf, garip, komik, şakacı,...
{
quizzical
}
mal (de)
model, numune, örnek, kalıp, manken
{
model
}
marka kalıbı, kalıp, şablon, model,...
{
stencil
}
mallen
marka basmak, basmak, teksir makinesi...
{
stencil
}
Mal (das)
zaman, aralık, vakit, çağ, süre, vade,...
{
time
}
leke, kir, lekeleme, boya, bozma, ağaca...
{
stain
}
leke, kusur, bozukluk, iz, bozulma,...
{
taint
}
mal
bir kere, bir defa, bir zamanlar,...
{
once
}
malen
resmetmek, çizmek, betimlemek, kafasında...
{
picture
}
boyamak, resim yapmak, resmetmek, makyaj...
{
paint
}
resmetmek, çizmek, yazmak, karalamak;...
{
draw
}
tanımlamak, tarif etmek, tasvir etmek,...
{
describe
}
çizmek, resmetmek; betimlemek;...
{
depict
}
portresini yapmak, tanımlamak, tasvir...
{
portray
}
mal
fena, kötü, fena halde, berbat, berbat...
{
badly
}
fena, kötü, yetersiz, olumsuz
{
poorly
}
mal
fena, kötü, fena halde, berbat, berbat...
{
badly
}
yanlış, ters, ters olarak
{
wrong
}
yanlış, ters, hatalı
{
amiss
}
fena, kötü, yetersiz, olumsuz
{
poorly
}
keyifsizce, rahatsız bir şekilde,...
{
ill
}
yanlış, ters, kötü
{
mis
}
mal (m)
kötülük, musibet, uğursuzluk, belâ,...
{
evil
}
haksızlık, hata, suç, yanlış yol
{
wrong
}
insaniyetsizlik, zalimlik, gaddarlık
{
inhumanity
}
sıkıntı, dert, külfet, belâ,...
{
trouble
}
zarar, hasar, kötülük, felâket
{
harm
}
zarar, hasar; masraf, maliyet
{
damage
}
hastalık, rahatsızlık, illet
{
illness
}