Lesen (das)
okuma, konferans, okumuşluk, bilgililik,...
{
reading
}
konferans, ders, uzun öğüt, uyarı, azar
{
lecture
}
lesen
okumak, anlamına gelmek, okunmak;...
{
read
}
anlamak, iyi anlamak, kavramak, bilmek,...
{
understand
}
öğrenmek, haber almak
{
learn
}
anlamak, kavramak, algılamak, idrak...
{
comprehend
}
konferans vermek, ders vermek, ders...
{
lecture
}
Lese (die)
hasat, harman, ürün, semere, sonuç
{
harvest
}
bağbozumu, mahsul (üzüm), kaliteli...
{
vintage
}
Lese
toplama, hasat; (spez. Wein0) bag bozumu -buch n okuma kitabi -halle / okuma salonu -n l. okumak 2. (auflesen) toplamak, derlemek 3. (aussuchen) ayiklamak 4. (an der Universität) bir dersi takrir etm.; ders vermek; laut ^ acik okumak; Diese Schrift ist nicht zu ^. Bu yazi okunamaz. Dieser Roman liest sich spannend bis zum Ende. Bu roman kendini sonuna kadar aläka ile okutuyor. Bu roman sonuna kadar heyecania okunuyor. ^ und schreiben können okuma yazma bilmek; die Messe ^ (bei Katholiken) kuddas ayini yapmak -ns.wert oku(n)maga deger -probe/ l. Th. ilk prova 2. (Lektüre) numune olarak gönderilen metin parcasi -pult n rahle, lizöz -r(in/) m okuyucu, okur -ratte / hum. kitaplardan hiç basini kaldirmayan kimse -r.lich(keit) s. Lesbarkeit. -r.schaft / okurlar, okuyucular, (kariin), okuyuculann topu -stoff m lektür -zeichen n s. Buchzeichen, -zimmer n okuma odasi
lesen
" okumak; (ekin/ürün) toplamak, devşirmek; ders vermek"
lesen
liest las läse hat gelesen A okumak
lesen
okumak; ekin toplamak; ürün toplamak