leiden

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
Leiden (das)
hastalık, bulantı, mide bulantısı, kusma { sickness }
hastalık, rahatsızlık, keyifsizlik { ailment }
acı, cefa, kıvranma, elem, ızdırap,... { suffering }
sıkıntı, dert, külfet, belâ,... { trouble }
eziyet, azap, cefa, işkence { torment }
 
leiden
acı çekmek, çekmek, zarar görmek,... { suffer }
taşımak; katlanmak, çekmek, sineye... { bear }
dayanmak, katlanmak; durmak, var olmak;... { endure }
hoşgörmek, müsamaha etmek, tahammül... { tolerate }
 
Leid (der)
üzüntü, dert, ızdırap, acı, ağrı,... { affliction }
acı, cefa, kıvranma, elem, ızdırap,... { suffering }
ağrı, acı, azap, elem, dert, ızdırap,... { pain }
acı, dert, keder, üzüntü, gam, matem,... { sorrow }
üzüntü, keder, hüzün { sadness }
teessüf, üzüntü, pişmanlık, vicdan... { regret }
yara, zarar, hasar, kırma, incitme { injury }
zarar, hasar, kötülük, felâket { harm }
yara, bere, zarar, acı, sızı, ızdırap,... { hurt }


Dutch - TurkishDownload this dictionary
leiden
başında olmak, yol göstermek, öncülük... { lead }
idare etmek, yönlendirmek, rehberlik... { conduct }
idare etmek, halletmek, becermek,... { manage }
yönetmek, idare etmek, yöneltmek,... { direct }
rehberlik etmek, yönlendirmek, öncülük... { guide }
çığır açmak, öncü olmak, önayak olmak,... { pioneer }
yönetmek, idare etmek, hükmetmek, hüküm... { govern }
başında olmak, başı çekmek, yönetmek,... { head }
koşmak, kaçmak, tabanları yağlamak,... { run }
çalışmak, işlemek, etki etmek, işletmek,... { operate }
dışa vurmak, göstermek, sergilemek,... { show }
yönelmek, eğilimi olmak, yatkın olmak,... { tend }


French - TurkishDownload this dictionary
Leyde
soyadı { family name }

Türkçe VikipediDownload this dictionary
Leiden
Leiden, Hollanda'nın Güney Hollanda eyaletine bağlı bir şehir. 254.000 kişilik nüfusuyla küçük bir şehir görünümündedir. The Hague ve Haarlem şehirlerine yakın olan Leiden, Hollanda'nın Old Rhine nehri tam içinden geçecek şekilde konumlanmıştır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.
German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
leiden
l. dert cekmek; (sehr) cam (od. ici) yanmak 2. (an et.) bsden mustarip olm.; bir hastaliga müptelä olm. 3. (Mangel) sikinti cekmek 4. (Hunger) ac kalmak 5. (dulden) müsaade, tahammül etm.; göz yummak 6. (Stoff durch vieles Waschen) zarar görmek; yipranmak 7. (büßen für) bsin cezasim cekmek 8. (für j-n) birisi icin basini derde sokmak 9. (unter et.) bsden (od. bse) üzülmek; nicht ^ können (od. mögen) bsden, b-den hoslanmamak; bsi haz-medememek, cekememek; Es litt ihn nicht länger im Hause. Evde artik duramadi. Die innere Stadt hat unter diesen Bombenangriffen sehr gelitten. $ehrin merkezi, bu bombardimanlardan cok müteessir olmus. ° n l. (Gebrechen) özür, sakatlik 2. dert, istirap 3. med. hastalik, rahatsizlik; das ^ Christi Hazreti tsanin cefalan -d hastalikli, dertli, mariz

Define leiden

Translate leiden





leiden in Chinese | | leiden in English | leiden in French | leiden in Italian | leiden in Spanish | leiden in Dutch | leiden in Portuguese | leiden in German | leiden in Russian | leiden in Greek | leiden in Hebrew | leiden in Croatian | leiden in Serbian | leiden in Swedish