Laufen (das)
koşu, koşma, kaçakçılık, işletme,...
{
running
}
çalışma, işleme, iş, işletme, üretme,...
{
working
}
laufen
koşmak, kaçmak, tabanları yağlamak,...
{
run
}
yürümek, yürüyerek gitmek, dolaşmak,...
{
walk
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
çalışmak, çabalamak, iş yapmak, işlemek,...
{
work
}
gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak,...
{
go
}
ilerlemek, devam etmek, davranmak,...
{
proceed
}
Lauf (der)
koşu, koşma, yarış, sefer, seyir,...
{
run
}
ırk, döl, soy, nesil, cins, tür,...
{
race
}
sirkülasyon, devir, devretme, dolaşım,...
{
circulation
}
akış, akım, akıntı, cereyan, akın, akan...
{
flow
}
hareket, akım, manevra, işleme,...
{
movement
}
hareket, devinim, önerge, teklif
{
motion
}
göz çukuru, göz, yörünge, faaliyet...
{
orbit
}
laufen
l. kosmak 2. (zu Fuß gehen) yaya git-mek; yürümek 3. (fließen) akmak 4. (Zeit) gecip gitmek 5. (leck sein) sizmak 6. (Maschinen) islemek, calismak 7. (eiligst) bir yere can atmak 8. (Vertrag usw.) muteber olm.; sich die Füße wund ~ yürüye yürüye ayaklarıni yara etm.; gut ~ (Geschäfte) yolunda (od. tikinnda) olm. Es läuft jetzt ein anderer Film. Filim degisti. ~ können (Kleinkind) yürümek; ein Kind, das eben ~ gelernt hat yeni ayak bir cocuk; Lauf, was du kannst! Koma kos! E-n Monat mußte ich dauernd aufs Gericht ~. Bir ay malıkemeye tasindim. Das Wasser läuft mir in die Schuhe. Kunduralarıma su geciyor. Ein Schauer lief mir über den Rücken. Sirtimda bir ürperme (häsil) oldu.
laufen
v. 'laufın
koşmak; akmak; işlemek; yürüyerek gitmek
laufen
" koşmak; yürümek; (makine) çalışmak, işlemek; akmak; sızmak; geçerli olmak"
laufen
läuft lief ist gelaufen koşmak