lassen

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
lassen
bırakmak, izin vermek, meydan vermek,... { let }
izin vermek, bırakmak, kabul etmek,... { allow }
yetki vermek, izin vermek; olanak... { enable }
yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde... { make }
yalnız bırakmak, rahat bırakmak, kendi... { leave alone }
ayrılmak, bırakmak, terketmek; yola... { leave }
vazgeçmek, istifa etmek, çekilmek,... { quit }
geride bırakmak, geçmek, iz bırakmak,... { leave behind }
kalan { left behind }
yola çıkmak, ayrılmak, gitmek; yolundan... { depart }
durmak, son vermek, bırakmak, dindirmek,... { stop }


Dutch - TurkishDownload this dictionary
lassen
kaynak yapmak, leğimlemek, kaynamak,... { weld }
geçirmek, geçme ile tutturmak { scarf }
birleştirmek, bitiştirmek, eklemek { joint }
hafifçe sarsmak, sallamak, diş yapmak { joggle }
kurtağzı ile birleştirmek, birbirine... { dovetail }
tutmak, avlamak, denizden çıkarmak,... { fish }
 
las (de)
birleşme yeri, esrar, ek yeri, eklem,... { joint }
kaynak, kaynak yeri { weld }
eşarp, başörtüsü, fular, boyunbağı,... { scarf }
sarsma, sarsıntı, geçme parçası, zıvana { joggle }


German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
lassen
l. birakmak, terk etmek 2. (gestatten) müsaade etm. 3. (dulden) ses cikarmamak; mani olmamak; tahammül etm. 4. (bewirken) sebebiyet vermek; mucip olm.; yap-tirmak, ettirmek 5. (befehlen) emretmek 6. (nicht wegnehmen) bagislamak 7. (von) b-den, bsden vazgecmek 8. s. belassen. Laßt uns gehen! l. Bizi rahat birakiniz! 2. Gidelim! Laß das! Yapma! Etmel Birak bunu! Laß das Weinen! Vazgeç şu ağlamaktan! Laß es gut sein! Kapatsana bu bahsi! Ich ließ ihn bei seiner Meinung. Fikrini değistirmeğe çalışmadım. Er kann es nicht ~. Bunu yapmaktan k-ni bir türlü alamıyor. Das muß man ihm ^. Bu ciheti teslim etmek läzımdır. Tu, was du nicht ^ kannst! Var, bildigini yap! iron.a. Yapacağını yanına koyma! sein Leben für et. ^ 1.... icin hayatini feda etm. 2.fig. bse can atmak; et. ^, wie es ist kendi haline birakmak; Laß ihn schon laufen! Koyuver gitsin! drucken ^ bastirmak; gehen ^ rahat birakmak;
 
ausser Acht lassen
gözardı etmek
 
lassen (II)
von sich hören ^ haber göndermek; Ich habe ihn dieses Buch lesen ^. l. Ona bu kitabi okuttum. 2. Bu kitabi okumasina mani olmadim. Laß ihn nur erst einmal hier sein (seil. dann werden wir das weitere schon sehen)! Gelmeye görsünl Laß es dir gesagt sein... Ha bilmis ol...; sich nichts sagen ^ b-ni dinlememek; sich e-n Anzug machen ^ k-ne bir elbise yaptirmak; sich die Haare schneiden ^ sac kestirmek; sich e-n Zahn ziehen ^ dis cektirmek (od. cikartmak); Es läßt sich nicht leugnen, inkär edilemez. Das läßt sich denken. Böyle bir sey tasavvur olunabilir. Der Wein läßt sich trinken! Hiç de fena değil, bu sarap! sich vor Freude nicht zu ~ wissen sevincten kabina sığmamak; So et. hätte ich mir nicht träumen ^1 Böyle bir sey hayalimden bile gecmezdi! Laß mich, wo ich bini Beni yerimden kaldirmal

Nebiyan German TurkishDownload this dictionary
lassen
v. 'lasın
-ye izin vermek; bırakmak, terk etmek; yaptırmak, -dırmak, -tırmak

Mustafa YILDIZ's Deutsch - Turkisch WörterbuchDownload this dictionary
lassen
" bırakmak, terk etmek; izin vermek, müsaade etmek; neden olmak; yaptırmak, ettirmek"

Define lassen

Translate lassen





lassen in Chinese | | lassen in English | lassen in French | lassen in Italian | lassen in Spanish | lassen in Dutch | lassen in German | lassen in Russian | lassen in Arabic | lassen in Croatian | lassen in Serbian | lassen in Swedish