lã
koyun postu, pösteki, tüylü kumaş, beyaz...
{
fleece
}
yün, yapağı, bulaşık teli, yün gibi saç,...
{
wool
}
las
onları, onlara, onlar
{
them
}
lo
onu, ona, o, kendi, kendine
{
him
}
şahsiyet, çekicilik, cazibe, ilişki,...
{
it
}
lesen
okumak, anlamına gelmek, okunmak;...
{
read
}
anlamak, iyi anlamak, kavramak, bilmek,...
{
understand
}
öğrenmek, haber almak
{
learn
}
anlamak, kavramak, algılamak, idrak...
{
comprehend
}
konferans vermek, ders vermek, ders...
{
lecture
}
las (de)
birleşme yeri, esrar, ek yeri, eklem,...
{
joint
}
kaynak, kaynak yeri
{
weld
}
eşarp, başörtüsü, fular, boyunbağı,...
{
scarf
}
sarsma, sarsıntı, geçme parçası, zıvana
{
joggle
}
lassen
kaynak yapmak, leğimlemek, kaynamak,...
{
weld
}
geçirmek, geçme ile tutturmak
{
scarf
}
birleştirmek, bitiştirmek, eklemek
{
joint
}
hafifçe sarsmak, sallamak, diş yapmak
{
joggle
}
kurtağzı ile birleştirmek, birbirine...
{
dovetail
}
tutmak, avlamak, denizden çıkarmak,...
{
fish
}
lezen
okumak, anlamına gelmek, okunmak;...
{
read
}
dikkatle okumak, okumak, incelemek,...
{
peruse
}
toplamak; seçmek; ıskartaya çıkarmak;...
{
cull
}
las
eyvah, vah vah, vah
{
woe
}
yorgun, bitkin, usandırıcı, bıkkın,...
{
weary
}
bitkin, yorgun, isteksiz, tatsız tuzsuz,...
{
jaded
}
yorgun, bitkin, bıkkın, tembel, lâstik...
{
tired
}