landen
inmek, konmak, yere inmek; rastlamak,...
{
alight
}
karaya çıkmak, yere inmek, düşmek,...
{
land
}
karaya çıkmak, karaya ayak basmak,...
{
disembark
}
karaya çıkmak, kıyıya çıkmak, karaya...
{
go ashore
}
tesadüfen bulmak, rastgelmek, bulmak,...
{
happen upon
}
landen
karaya çıkmak, yere inmek, düşmek,...
{
land
}
karaya çıkmak, karaya ayak basmak,...
{
disembark
}
bilemek, öğütmek, ezmek, zımparalamak,...
{
grind
}
yere sermek, yere indirmek, karaya...
{
ground
}
destek olmak, desteklemek, kanıtlamak,...
{
shore
}
gol atmak (ragbi), konmak, yere inmek
{
touch down
}
landen (mv)
land (het)
kara, toprak, memleket, arsa, vatan,...
{
land
}
ülke, memleket; taşra, köy, diyar;...
{
country
}
toprak, arazi, ülke, vatan, kir, leke,...
{
soil
}
yeryüzü, toprak, kara, yer, in
{
earth
}
vakıf arazisi, toprak, yer
{
glebe
}
ev, yuva, aile ocağı, yurt, vatan,...
{
home
}
landen
(tr.) l. (aus der Luft) yere indirmek 2. (ausschiffen) karaya cikarmak 3. (Boxen) isabet ettirmek; (intr.) l. yere inmek 2. (Schiff) karaya yanasmak 3. (P.) karaya cikmak (od. ayak basmak), debarkman etm. 4. (bei e-m Beruf) bir meslekte karar kilmak; Schließlich landete er im Gefängnis. Sonunda hapse düstü.
landen
v. 'landın
karaya çıkmak; karaya çıkarmak; inmek(uçak)
landen
" karaya yanaşmak; yere inmek; karaya çıkarmak; yere indirmek"