lalar
Lale
la
lale
isim, botanik (lâ:le) Farsça l¥le
1 . Zambakgillerden, yaprakları uzun ve mızraksı, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa Gesneriana).
2 . Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
3 . tarih Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka.
Birleşik Sözler
lâle ağacı
lâle
isim, botanik (lâ:le) Farsça l¥le
1 . Zambakgillerden, yaprakları uzun ve mızraksı, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa Gesneriana).
2 . Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
3 . tarih Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka.
Birleşik Sözler
lâle ağacı
lale
(far.) ka. 1. zambakgillerden, uzun yapraklı, güzel ve çeşitli renklerde çiçekli soğanlı bir bitki. 2. eskiden sucuların boyunlarına asılan iki ucu lale gibi kıvrak demir halka, pranga. 3. ağaçtan meyve koparmaya yarayan ucu çatallı sırık.
Lale
Lâle denen meşhur çiçek. * Vaktiyle suçluların ve delilerin boynuna takılan halka. * İncir koparmak için ucu çatallı değnek.
Lâ
"Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. ""Yoktur, değildir"" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: ""Sıhhati zâil olmasın"" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ ""Şeref edeb iledir, neseb ile değildir"" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder."
lâ
yoktur, hayır.