lugen
dikkatle bakmak, belli belirsiz...
{
peer
}
bakmak, görünmek; ummak, ümit etmek;...
{
look
}
göz atmak, göz gezdirmek, bakıvermek,...
{
glance
}
lügen
yalan söylemek, kandırmak, yatmak,...
{
lie
}
hile yapmak, hileyle elinden almak,...
{
cheat
}
Lüge (die)
yanlışlık, hata, yalancılık, sahtelik
{
falsity
}
yalan, yatış, konum, palavra, durum
{
lie
}
öykü, hikâye, kıssa, masal, rivayet,...
{
tale
}
yalan, uydurma, sahtelik, asılsızlık,...
{
untruth
}
lugen
l. dikkatli bakmak; gözetlemek2.^g. (Pflanzen usw.) görünmek; uc vermek; fiskirmak
lügen
l. yalan (F: hiläf) söylemek 2. (flunkern) maval okumak; Er lügt wie gedruckt. Onda yalanin bin! bir paraya. Wer einmal lügt, dem glaubt man nicht, und wenn er auch die Wahrheit spricht. Spr. Yalancmm evi yanrni? kimse inanmamis. Spr.; Ich will nicht ~. Hiläf olma-sin. (F) 9en.beutel m polimci (V) -en.haft l. (P.) yalanci; yalana §erbetli 2. (S.) yalan, yanh§ 3. (erdichtet) uydurma; asli fasli olmayan; -e Ausrede f egri ba-hane 9ner(in/) m yalanci; als ^ dastehen yalanci cikmak -nerisch s. -en.haft
lügen
yalan söylemek, maval okumak
lügen
log löge hat gelogen yalan söylemek