Loge (die)
kutu, sandık, kutu veya sandık dolusu;...
{
box
}
gişe, kabin, satış pavyonu, kulübe,...
{
booth
}
Log (das)
kütük, tomruk, parakete, gemi hız...
{
log
}
bülten, gazete, dergi, jurnal, gündem,...
{
journal
}
lügen
yalan söylemek, kandırmak, yatmak,...
{
lie
}
hile yapmak, hileyle elinden almak,...
{
cheat
}
loge (de)
kulübe, loca, kızılderili çadırı, merkez...
{
lodge
}
logé (de)
misafir, konuk, davetli, asalak canlı
{
guest
}
loge (f)
kulübe, loca, kızılderili çadırı, merkez...
{
lodge
}
galeri, dehliz, tünel, lağım, kemeraltı,...
{
gallery
}
kutu, sandık, kutu veya sandık dolusu;...
{
box
}
loger
havaya kaldırmak, kaldırmak, kapatmak,...
{
put up
}
alıştırmak, uydurmak, uyum sağlamak,...
{
accommodate
}
dörde bölmek, dört parçaya bölmek,...
{
quarter
}
ev sağlamak, eve yerleştirmek,...
{
house
}
oturmak, kiracı olarak kalmak, misafir...
{
lodge
}
loge
i. loca, tiyatro locası.
loge
tiyatro locası